Eski Havana’da göreceğimiz beş meydan var. Birbirine
çok yakın olan bu meydanları hemen gezeceğiz . Sonra belli başlı sokakları ve sahil kısmını gezeceğiz. Himm nerde kalmıştık? Ambos Mundos
otelinde. Çıktık otelden. İstikamet ‘Plaza de Armas’ Sağa döndük elli metre sonra meydandayız. Çok yakın.
PLAZA DE ARMAS (
Silahlar Meydanı)
Burası 'Habana Vieja' olarak adlandırılan eski Havana’nın ilk meydanı. Çevresinde çok önemli tarihi eserler
var. Meydana girdiğimizde ilk olarak palmiye ağaçlarının süslediği ve içinde mermer sıraların bulunduğu parkı görürüz. Park eski Havana civarında oturan kübalıların ve turistlerin dinlenmek ve sıcaktan bir nebze olsun kaçmak için uğradıkları popüler bir yer. Parkın etrafında oturup birşeyler yiyip içebileceğiniz cafe ve restoranlar mevcut. Parka girdik. Girişte ‘ Manuel de Cespedes ‘ in heykeli bizi karşıladı. Cespedes , Kübalılar
için çok önemli bir isim. Kölelerini
azat edip bağımsızlık savaşını başlatan isim. Tarih ‘ 10 de Octubre 1868 ‘ ( 10 Ekim bugün Küba’da resmi bayram olarak kutlanıyor.)
Cespedes
‘Padre de la Patria’ olarak
adlandırılıyor yani ‘Vatanın babası ‘ . Cespedes’in heykelinin bulunduğu yerde
eskiden başka birinin heykeli varmış. Bu isim İspanyol Kralı 7. Ferdinand. Ferdinand’ın heykeli 1834 yılında bu parka yerleştirilmiş. Herhalde
bu heykel Kübalılara İspanyol hakimiyetini
hatırlattığından daha fazla görmeye tahammül edememişler ve 1955 yılında İspanyol kralın heykelini olduğu yerden indirip
‘Cespedes’in anlı şanlı heykelini koyuvermişler. Kralın heykelini de Valilik Sarayı’nın duvarının dibine fazlalık
gibi koymuşlar. İspanyollar biraz kırılmıştır bu işe. Ama adamlar da haklı . Neredeyse aralıklarla onbeş sene süren bağımsızlık savaşı. Kübalıların bu kadar milliyetçi olmasında garipsenecek bir taraf yok.
![]() |
| Cespedes'in heykeli |
![]() |
| Ferdinand'ın heykeli sarayın hemen dibinde |
Bu parkın çevresi seyyar sahaflarla çevrili. Akşam olunca kitapları , dergileri kolileyip götürüyorlar. Bu sahaflarda çok çeşitli kitaplar bulabilirsiniz. Tahmin edeceğiniz gibi Küba tarihi ve devrimle ilgili kitaplar çoğunlukta. Bunların yanı sıra eski para , fotoğraf , dergi , poster vb şeyler de bulabilirsiniz burada. Che, Fidel ve devrim temalı objeler favori . Hemingway’i de söylemeden geçmeyeyim. Onunla ilgili de hatırı sayılı kitap var. Burada pazarlık yapmadan birşeyler alırsanız biraz kazıklanırsınız. Fiyatları katmerli söylüyorlar.
![]() |
| Che posterleri , eski paralar , rozetler ve daha bir çok şey tezgahlarda |
![]() |
| üstte fotoğraf : Fidel , Sovyet lider Kruşçev'le birlikte halkı selamlarken |
![]() |
| 'Palacio de los Capitanes Generales' ve çevresindeki sahaflar |
Parkı ve çevresini şöyle bir gördükten sonra
ilk durağımız şimdi şehir müzesi olan ‘ Palacio de los Capitanes Generales ‘.İspanyol krallarının atadığı askeri valilerin yönetim yeri ve aynı zamanda ikametgahı olan bu saray 1776-1791
yılları arasında inşa edilmiş.
Sarayın bulunduğu alanda eskiden ‘ La
Parroquial Mayor’ isminde bir kilise varmış. Bu Havana’da yapılan ilk kilise. Ama saray yapılacağı için
yıkılmış. Yazık olmuş. Herneyse . Müzenin içinde Küba’nın ilk bayrağı, 1902 tarihli
A.B.D’nin Kübalılara bağımsızlıklarını verdiğini gösteren, o zamanki
A.B.D. başkanı Theodere Roosvelt’in
imzaladığı belge gibi önemli tarihi
objeler ve İspanyol idarecilere ait çeşitli
eşyalar var. ortasında güzelce bir bahçeli avlu bulunan bu saray , sütunlarıyla, vitraylı camlarıyla
insanı etkiliyor . Ahhh O İspanyol valilerin yerinde olmak vardı diye içinizden
geçiriyorsunuz. Valilik sarayının önü
tahta parkelerle kaplanmış. Neden mi? Valinin eşi ( hangi vali olduğunu
bilmiyorum ! ) at arabalarının gürültüsünden rahatsız olmuş ve kocasından bir
çare bulmasını istemiş. Yol tahtayla kaplanmış ve gürültüye böylelikle çare
bulunmuş. Adam vali. Ne dilerse yaptırır değil mi ? Belki de uydurma bir
hikayedir. Ben de başkasından dinledim . Neyse
magazinvari bu bilgiyi verdikten bir sonraki durağımız meydanın sahile açılan
tarafında bulunan Havana’nın en eski
kalesi olan ‘ Castillo de La Real Fuerza
‘ya geçelim. Durun
geçmeyin! Müzenin yanında ‘ la Fuerza’ya
komşu bir bina daha var. İsmi ‘Palacio
del Segundo Cabo’ . Vali yardımcısının
sarayı. Bu bina restorasyonda olduğu için gezemedim. İçinde ne olduğu hakkında
bir bilgim yok. Şimdi geçebiliriz .
![]() |
| ‘Palacio del Segundo Cabo’ restorasyonda |
‘ Castillo de La Real Fuerza ‘ ya da kısa adıyla söylersek ‘La Fuerza’
1558 tarihinde inşa edilmiş. Şehrin ve İspanyol idarecilerin o tarihteki en
büyük korkusu sağı solu yağmalayan İngiliz ve Fransız korsanlar. Çare körfezin
girişinde sağlam bir kale inşa etmek. Bu
düşünceyle ‘ La Fuerza’ yapılmış. Bu
kaleyi daha sonra , sahilde yürüken gördüğümüz
‘ El Morro ‘ , ‘La Punta’ isimli diğer sağlam kaleler izlemiş . Neden mi bu kadar çok kale? Çünkü o dönemde Havana , Amerika kıtasından
Avrupa’ya yapılan ticaretin ana durağı, ve gemilerin mola yeri. Korsan
saldırılarından korunmak ve gemilerin güvenliği için bu kaleler gerekli.
![]() |
| ‘ Castillo de La Real Fuerza ‘ ve kulesinde körfeze bakan 'La Giraldilla' ve uzakata 'El Morro' kalesi |
La Fuerza isimli kale şu anda müze. Eski kıtaya yapılan yolculukları gösteren fotoğraflar, resimler, maket gemiler var. İspanyolların kıtada bastığı ilk altın ve gümüş paraları da görebilirsiniz. La Fuerza’nın kulesinde ‘ La Giraldilla’ isimli bir heykel var. Bu heykel kale kadar meşhur. Havana Club isimli romun ve aynı zamanda şehrin simgesi. Bu bronz heykel 1630 – 34 yılları arasındaki İspanyol Vali Juan Bitron tarafından Havanalı heykeltraş Geronimo Martin Pinzon’a sipariş edilmiş. Ve şimdi bulunduğu kulenin tepesini yerleştirilmiş. 1926 yılındaki şiddetli bir fırtınada hasar gören bu heykelin daha sonra kopyası yapılmış. Şu anda kulede gördüğünüz heykel kopyası. Orjinali müzenin içinde. Bu heykelin bir de hikayesi var. Söylenen o ki bu heykeldeki kadın zamanın İspanyol valisinin eşi. Valinin adı ‘Hernando de Soto’. Vali Florida taraflarına yeni yerler keşfetmek için sefere çımış ve bir daha geri dönmemiş. Zavallı eşi , ‘ Dona Isabel de Bobadilla’ denize doğru bakarak hergün zavallı vali kocasını bekler dururmuş. İşte heykeltraş bu hikayeden yola çıkarak heykeli tasarlamış ve gözü limanın girişinde kocasının gemisi gelecek mi diye bakıp duran bu vefakar kadını ölümsüzleştirmiş. Hikaye doğru mudur ? Belki. Bu heykelin Havana’daki en eski heykel olduğunu hatırlatıp bir sonraki durağımıza geçelim.
![]() |
| 'La Fuerza' ve ‘Palacio del Segundo Cabo’ |
![]() |
| La Giraldilla |
La
Fuerza’dan çıkınca tam karşınızda Greko-romen üslubunda kolonlu ufak bir yapı
görürsünüz. İsmi ‘ El Templete’ . Küçük
tapınak demek. Kolonların üzerinde karayiplere
has ananas figürleri var. Havana’daki ilk Katolik ayin 1519 tarihinde bu ufak tapınağın
olduğu yerde yapılmış.Katolik rahiplerin bu ayin yerine daha sonraları bir küçük bir obelisk
konulmuş. Tarih 1747. 1828 yılında da şimdiki tapınak inşa edilmiş. Açılışı
amma şaşalı olmuş. Dönemin valisi ve diğer askeri yetkililer , beş bin asker ,
binlerce insan bu açılışta hazır bulunmuş. Tapınağın içerisinde duvarlarda
resimler var. Resimlerden bir tanesi bu ayin anını gösteriyor. Bir diğeri
tapınağın inşa edilişini. Diğer resim
ise Küba’nın ilk başkenti Santiago de Cuba’daki bir meclisi gösteriyor. Tapınağın bahçesindeki ağaçtan da bahsetmem lazım. Bu ağacın ismi ‘Ceiba’. ( seiba olarak okunur ) Bu ağaç
Kübalı yerli halkların ve afro-kübalıların kutsal olduğuna inandığı bir ağaç. Tapınak böylelikle Katolikleri ve bu ağaçla birlikte eski ilkel inançları buluşturuyor. Bu tapınağın arkasında sahil
kesiminde aynı isimde bir restoran var. ‘El Templete’. Havana’nın meşhur restoranlarından. Aklınızda
olsun. Tapınağın arkasındaki ufacık sokak ta Havana’nın en kısa, küçük
sokağı. Geçelim.
![]() |
| El Templete ' ve bahçesindeki 'Ceiba' ağacı |
![]() |
| El Templete' nin yanında Santa Isabel Oteli |
‘El Templete’nin hemen yanında ‘ Santa Isabel
‘ isimli güzel bir otel var. Herhalde
biraz yorulduk. Gelin bu otelin ‘Plaza
de Armas’ ı kuşbakışı gören teras
kafesine çıkıp soluklanalım. Ve bir şeyler içelim. Buradan bakıyoruz. Meydanda
başka neler var? Otelin hemen çaprazında kütüphane ve ona bitişik tabiat müzesi falan. Görmeye gerek var mı ? Bence
yok .
![]() |
| Santa Isabel otelinden meydanın görünüşü |
![]() |
| El Templete'nin yanında bulunan bu alandan at arabası kiralayıp kısa bir gezinti yapabilirisiniz. |
Otelde kısa bir moladan sonra bir sonraki durağımıza geçelim. Gideceğimiz meydanın ismi ‘ Plaza de la Catedral ‘













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder